Tekalif-i Milliye Emirlerini Gerektiren Koşullar

Tekalif-i Milliye Emirlerini Gerektiren Koşullar

10 Temmuz 1921'de başlayan Kütahya-Eskişehir Savaşları taktik olarak Türk Ordusunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi ile sonuçlanmış, Türk Ordusunun güneye doğru konuşlanması sebebiyle Ankara istikameti Yunan kuvvetlerine açılmış bulunuyordu. Bu yüzden en kısa bir zamanda Yunan Ordusunun Ankara üzerine yeni bir taarruz başlatması beklenmekteydi. Bu manevra ile beklenen bu taarruza karşılık verilebilmesi için Türk Ordusunun hem dinlendirilmesi hem de güçlendirilmesi planlanıyordu. Ancak I. Ve II. İnönü Savaşları ile azalan kaynaklar, bu son çarpışmalarla tükenme noktasına gelmişti.

 

Cephede bütün bunlar yaşanırken Mustafa Kemal Paşa'nın 18 Temmuz günkü tavsiyesi ile Türk Ordusunun Sakarya'nın doğusuna çekilişi 25 Temmuz'da tamamlanmış, haberin Büyük Millet Meclisi'ne ulaşması ile kaygılar en üst seviyeye ulaşmıştı. Hatta Yunan ilerleyişinin durdurulamaması halinde doğabilecek olan kötü sonuçlardan biri Ankara'nın düşman işgali altına girmesi olacağı için Büyük Millet Meclisi'nin Kayseri'ye nakli gündeme gelmiş, bu ihtimali göz önünde bulunduran Hükümet bazı önemli evrak ve belgeleri Kayseri'ye nakle başlamış ancak ordunun ve halkın moralini yüksek tutmak amacıyla bu nakil işlemine hemen başlanmamış, alınacak bir yenilgi üzerine uygulamaya konulmak üzere düşünülmüştür.

 

Ancak şu bir gerçektir ki yapılacak olan Yunan taarruzuna karşılık verebilmek için ordunun kesinlikle takviye edilmesi gerekmektedir. O günlerde Meclis'te yapılan görüşmeler sırasında ordunun ve askerin durumu şu şekilde ele alınmıştır: ".... Askerin çarığı yoktur.....çorapla kundura ister...bir kısmı çıplak ayaklı...açıkta...kaputu yoktur....su yoktur.... mataraları eksiktir.....beşte birinin süngüsü yoktur....kılıncı yoktur....elbise % 80'inde yoktur....iç çamaşırı da yoktur."

 

Yine Büyük Millet Meclisi'nde yapılan 2 Ağustos 1921 tarihli görüşmeler sırasında İzmir mebusu Mahmut Esat Bey'in şu sözleri anlamlıdır: "... Ordu geri çekildiği zaman yeter derecede erzakını alamamış... Birkaç nefere rastladım. Onlarla görüştüm....Biz düşmanı yenmeye geldik. Zararı yok biraz da aç döğüşürüz dediler....Yalın ayak bir nefer yanıma geldi. Heyetle ben neferin önünde yere bakmaya mecbur olduk ve sıkıldık. Burada haykırarak istemediğime utandım."

 

Görüldüğü üzere o dönemde ordunun ve askerin durumu oldukça kötüdür. Orduda hem sayı hem silah hem de araç-gereç eksikliği vardır. Bu koşullar altında ordunun savaşma yeteneğini kaybetmesinden korkulmuştur.

 

Bütün bu durum içerisinde Mustafa Kemal Paşa'ya vazife verilerek başkomutan olması istekleri artmış, kimi bu görüşü gerçekten Mustafa Kemal Paşa'ya güvendiğinden desteklerken, kimi de elde edilecek bir başarısızlığın sorumluluğunu ona yüklemek için desteklemiştir. Ancak Mustafa Kemal Paşa böyle bir durumun olağanüstü bir nitelik taşıdığını ifade etmiş, böyle bir durumda görevin başarıyla sonlandırılması için olağanüstü yetkilerin gerekli olduğunu ifade etmiştir.

 

3 Ağustos günü ise dönemin Maliye Vekili Hasan Bey mâli durum hakkında bilgi vermiş, bütçe açığının çok büyük olduğunu Meclis'ten yeni bir gelir kaynağı çıksa bile bunun 4 aydan önce etkisini göstermeyeceğini, ordunun ihtiyaçlarının karşılanması için olağanüstü bir gelir kaynağına ihtiyaç duyulduğunu bunun için belki Tekalif-i Harbiye'ye başvurulabileceğini izah etmiştir. Ertesi gün yapılan gizli görüşmede ise Dr. Mazhar Bey (Mazhar Müfit Kansu) ortaya atılan iddialara netlik kazandırmış ve seçilecek bir kişiye Başkomutanlık yetkisinin verilmesini ve ondan sonra da Tekalif-i Harbiye'yi uygulamaya geçilmesini tavsiye etmiştir.

 

5 Ağustosta ise Mustafa Kemal Paşa görevi kabul edebilmesinin kısa zamanda yarar sağlamak ve yapılması gerekenlerin etkisini artırmak amacıyla Büyük Millet Meclisi'nin yetkilerinin kendisine verilmesine bağlı olduğunu dile getirmiştir. Aksi halde Meclis ordunun yönetimine müdahale edecek bu da yönetimde zaaf oluşturacağından başarısızlık riskini bir hayli artıracaktır.

 

Büyük Millet Meclisi bu güç şartlar altında tek çare olarak Başkomutanlık Kanunu'nu çıkarmış ve kendisine ait olan yasama, yürütme ve yargı yetkilerini Mustafa Kemal Paşa'ya devretmiştir.

 

5 Ağustos 1921 tarihinde, Mustafa Kemal Paşa'nın verdiği yasa teklifi oy birliği ile kabul edilmiş ayrıca Fevzi Paşa Erkan-ı Harbiye Reisliği'ne (Genelkurmay Başkanlığı), Refet Paşa da Müdafaa-i Milliye Vekaleti'ne (Milli Savunma Bakanlığı) seçilmişlerdir.

 

Mustafa Kemal Paşa yaklaşmakta olan Yunan saldırısını etkisiz kılabilmek bunun için Türk Ordusunun eksikleri gidermek ve Yunan kuvvetlerine maddi anlamda olabildiğince denk bir ordu oluşturmak gayesiyle Tekalif-i Milliye Emirleri'ni yayınlamıştır.

 

Gerek Başkomutanlık Yasası'nın gerekse Tekalif-i Milliye Emirlerinin yayınlanmasındaki asıl gayelerden biri hiç şüphesiz mâli kaynak bulmak ve ordunun hizmetine tahsis etme idi. Çünkü 1921 Ağustosuna kadar olan dönemde savunma harcamaları için esnek bir sistem oluşturulmuş olmasına karşınkaynak yetersizliği ve bütçe açığı yaşanmakta, savaşın finansmanı için gerekli olan mâli kaynaklar zorlukla temin edilebilmekteydi.

 

Ayrıca Mustafa Kemal Paşa başkomutan olduktan en geç 10 gün içerisinde kuvvetli ve kanlı bir Yunan taarruzu beklenmektedir. Bu kadar kısa bir sürede bu taarruza direnebilecek kadar Türk Ordusunu takviye etmek gereklidir. Ancak bu takviyeyi sağlayacak derecede mâli kaynağı bulmak oldukça zor görünmektedir. Akla gelen ilk çözüm yeni vergiler getirilmesi veya mevcut vergilerde gelir artırıcı düzenlemeler yapılması idi. Ancak bu yapılsa bile dönemin Maliye Vekili'ne göre bu değişiklikler etkilerini ancak 4 ay sonra gösterebileceklerdir. Bu yüzden en fazla 10 gün içerisinde ordunun çarpışabilecek duruma getirilebilmesi gerekmektedir. Bunun için ne iç ve dış borçlanmaya ne de emisyona gidilememiştir. Çünkü zamanın çok kısa olmasının yanında I. Dünya Savaşı sırasında gerek emisyonun gerekse dış borçlanmanın zararları iyice kavranmıştır. Zaten halihazırda Osmanlı Devleti'nin ödenmesi durdurulan 303.7 milyon lira dış borcu bulunmaktadır. Bütün bu koşullar altında en kısa süre içerisinde Yunan taarruzunu önlemek için mâli kaynak bulunması gerekmektedir. Bunun için Mustafa Kemal Paşa başkomutan olur olmaz iki gün içerisinde Tekalif-i Milliye Emirlerini yayınlamak zorunda kalmıştır. Yani 7-8 Temmuz 1919'da askerlikten istifa ederek sine-i millete dönen Atatürk, 7-8 Ağustos 1921'de sine-i milletten yardım istemiştir. Onun Kurtuluş Savaşı'ndaki tek güvencesi Türk milletidir.

Savaş dönemlerinde devletin halktan yardım istemesi tarihimizde daha önceleri de görülmüştür. Bunlardan bazıları şunlardır: 1. Balkan Savaşları sırasında 30 Ocak 1913'te "Tekalif-i Harbiye Kanunu" çıkarılmıştır. Bu kanuna göre ordunun seferberlik durumunda yiyecek, giyecek ve savaş sırasındaki öteki ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bunların halktan karşılanması amaçlanmıştır.2. 1. Dünya Savaşı sırasında 27 Temmuz 1914'te "Tekalif-i Harbiye" hükümleri bir kere daha uygulanmaya başlanmıştır. Bu doğrultuda kurulan Tekalif-i Harbiye Komisyonları savaşın ilk aylarında buğdayın yanı sıra tüccarın elindeki koyun, patates, fasulye, nohut, soğan, sade yağ gibi maddelerin %25'ine "Tekalif-i Harbiye" adı altında el koymuştur.

(Geçmişte bu yöntemin uygulandığını bilen Atatürk'ün -bir ulusun varıyla yoğuyla, her şeyiyle savaşa katılması anlamına gelen- Tekalif-i Milliye Emirleri, dünya savaş tarihinin en iyi "topyekün savaş" örneklerinden biridir.)

 

Tekalif-i Milliye Emirlerinin Tanımı ve İçeriği

 

"Tekalif-i Milliye, fikir ve uygulama olarak yurt ve ulus olanaklarını en kısa zamanda derleyip toparlayarak tek hedef emrine vermektir."Burada bahsedilen tek hedef Mustafa Kemal Paşa tarafından şöyle açıklanmaktadır:

 

"Memleket ve milletin maddi ve manevi bütün kuvvetlerini sonucun elde edilmesine yöneltmek için hiçbir tedbir ve girişimde müsamaha edilmeyerek ne yer ve zaman ne de vatan mefhumu karşısında ayrıntıdan ibaret olan diğer düşünceler ile bağlı olmayarak düşman ordusunun yok edilmesinden ibaret olan bu tek amaca ulaşmak için zorunlu olan her şey yapılacaktır."

 

İşte Tekalif-i Milliye Emirleri Sakarya Savaşı öncesinde gücü azalan ve türlü yokluklar içerisinde bulunan Türk Ordusunun ihtiyaçlarının giderilmesi ile Ulusal Tek Hedefe ulaşılmasını sağlamaya yönelik bir araç olmuştur. Mustafa Kemal Paşa'nın bu uygulaması bir savaşın kazanılmasında lojistik takviyenin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Hele ki Sarıkamış Harekâtı'nda lojistik yetersizlikler sebebiyle başarısız olunduğu dikkate alınırsa Mustafa Kemal Paşa'nın lojistik desteğe neden bu kadar önem verdiği kolaylıkla anlaşılacaktır.

 

Tekalif-i Milliye Emirleri (Milli Yükümlülükler)

Milli Yükümlülükler

 

7 ve 8 Ağustos 1921 tarihinde yayınlanan Tekalif-i Milliye Emirleri şunlardır:

Emir No. 1

 

Madde 1.1-5-37 tarih 928 numaralı Heyet-i Vekile kararının ikinci maddesinde bazı mübayaat için en büyük mülkiye memurunun riyaseti altında maliye ve askeriye memurları ile Meclis-i İdare ve Belediye Ticaret Odası mevcut olan yerlerde ikişer azadan mürekkep bir komisyon teşkili emir buyuruluyordu. Bu komisyonlar derhal her kaza merkezinde teşekkül edecek ilaveten Kazalar Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i hukuk Cemiyeti Heyet-i Merkeziye ve İdarelerinden iki aza da mezkur komisyona aza sıfatıyla dahil olacaklardır. Bu komisyonların ismi Tekalif-i milliye komisyonlarıdır. Komisyonlar 11.08.37 tarihinden itibaren daima hali inikatta bulunacak ve komisyon azaları hiçbir ücret almayacaklardır. Her Komisyon iki ay müddet ile hizmet-i askeriyeden tecil edilmek üzere ikişer katip, dörder memur, ayrıca istihdam edeceklerdir.

 

Madde 2.Tekalif-i Milliye Komisyonları bu emrin alınmasını müteakip tebliğ edilecek olan Tekalif-i Milliye evamir-i esamisini selahiyet-i kamile ile tatbik ile mükellef olacaklar bu suretle seferber ordu ihtiyacını temin edeceklerdir.

 

Madde 3.Mezkur Tekalif-i Milliye Komisyonlarından İzmit ve Bolu sancakları dahilinde bulunanların hasıla-i mesaisi Kocaeli Mıntıkası Kumandanlığına ve Zonguldak Livası,Ankara Vilayeti, müstakil Aksaray Sancağı, Konya Vilayeti, Silifke Sancağı ile bu sayılan mıntıkanın garbında kalan aksam-ı arzideki Komisyonlar hasıla-i mesaisi Garp Cephesine ve El-Cezire ve Şark Ordusu mıntıkalarındaki komisyonlar hasıla-i mesaisi mezkur ordulara ismi geçmeyen menatıktan başka olarak merkezi Anadolu'da kalan bilumum komisyonlar hasılatı Müdafaa-i Milliye'ye aittir. Merkez Ordusu adana ve Ayntap Cepheleri ihtiyacatı Müdafaa-i Milliye'ye muhtas yerlerden tefrik olunacaktır.

 

Madde 4.Bilâ istisna memleket dahilindeki her komisyon bu vazifenin ifasına devam edecek ve 10 Eylül sene 337 tarihine kadar 15,20,25,30 Ağustos 337 ve 5 Eylül, 10 Eylül 337 tarihinde Müdafaa-i Milliye, Levazımat-ı Umumiye Dairesi'ne anbar mevcutları hakkında telgrafla rapor vereceklerdir. Aynı zamanda cephelere mıntıkalarında bulunan komisyonlardan Garp Cephesi Komisyonlarından Aksaray, Konya, Karahisar Livaları ile bunun cenubunda bulunan mıntıka komisyonları yakınlığına göre Konya Menzil Müfettişliğine ve bu muhitin şimalinde bulunan komisyonlar Ankara Menzil Müfettişliğine ve Kocaeli mıntıkasındakiler Kocaeli Levazım Riyasetine ve El-cezire ve Şark Ordusu mıntıkasındaki Komisyonlar mezkur cephe Levazım Riyasetine raporlarının birer suretlerini vereceklerdir.

 

Madde 5.Komisyonlar aza ve memurlarından en ufak tekâsül ve suiistimali görülenler hıyanet-i vataniyye cürmü ile tecziye edileceklerdir.

 

Madde 6.Bir numaralı olan bu emir tekmil Kazalara Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Heyet-i Merkeziyelerine tebliğ edilmek üzere vilayet ve müstakil livalara ve İstiklal Mahkemelerine tekmil Ahz-ı Asker Şubelerine tebliğ edilmek üzere her ahzıasker kalem riyasetine ve cepheler kumandanlıklarına ve bilumum vekaletlere ve Ankara ve Konya Menzil Müfettişliklerine tebliğ edilmiştir. Emrin vusülü tarih ve saatini ve anlaşıldığını alan makamat telgrafla haber vereceklerdir.

 

Madde 7.Bu emir ve bunu müteakip verilecek Tekalif-i Milliye evamir-i esasiyesi her tarafta en büyük mülkiye memuru tarafından vesait-i muhtelife ile neşr ve ilan edilecektir.

 

Emir No. 2

Madde 1. Ordu ilbas ve teçhizinin tevsien tedariki için berveçh-i âti tedabir ittihaz edilecektir:

Bu tedabirin tatbikine bir numaralı evamirde muharrer olan Tekalif-i Milliye Komisyonları memurdur.

a. Her kazada mevcut hane adedince, birer takım çamaşır ve birer çift çarık ve çorabı nihayet 10 Eylül 37 tarihine kadar tamamen ihzar ve Komisyonlar anbarlarına idhara mecburdur. Şu suretle mesela 10 bin haneyi ihtiva eden bir kaza behemahal 10 bin takım çamaşır ve 10 bin çarık ve çorap verecektir.

b. Pek fakir hanenin bu teberrudan istisnası ve bu fakirin hissesinin diğer bir zengine tahmili, derc ve teberruata memur olan Komisyonun vazifesidir.

c. Toplanan çorap ve çamaşır ve çarıklar, mahalli komisyona halk tarafından teslim edilecek ve verilen şeyler Komisyonun bir memurunun mesuliyeti altında taht-ı muhafazaya alınacak ve müteberria Komisyon tarafından teberruatı miktarını ve tarih-i teslimini mübeyyin bir makbuz verilecektir.

 

Madde 2.Bu emri alan her komisyon reisi memur olduğu Kazasının hanesi mevcudunu emri aldığı tarihten 10 Eylül 37 tarihine kadar verilen vazifeyi ikmal edeceğini telgrafla Levazımat-ı Umumiye'ye bildirecektir.

 

Madde 3.Hitamı teberruatta Tekalif-i Milliye Komisyonu ziri mazbatalı üç kıta defter yaparak, bir nüshasını Levazımat-ı Umumiye'ye gönderecek diğer nüshalardan birisi Komisyon Reisinde ve diğeri mahalli Mal Memurunun nezdinde Müfettişler tarafından talep olununca irae edilmek üzere mevcut bulunacaktır.

 

Madde 4.Bu emrin tarz-ı icrasında en ufak sui-istimali görülenler hıyanet-i vataniyye cürmü ile itham edileceklerdir.

 

Madde 5.Bu emir bilumum Kazalara hemen tebliğ edilmek üzere vilayet ve livalara ve İstiklal Mahkemelerine bera-yı malumat Vekaletlere ve Cephe Kumandanlıklarına verilmiştir.

 

Emir No. 3

Madde 1.Ordu ilbas ve teçhizinin tevsii için berveçh-i âti tedabir ittihaz edilecektir: bu tedabirin tatbikinden bir numaralı emirde vazife ve sureti teşekkülleri bildirilen Tekalif-i Milliye Komisyonları mesuldür.

a. Tüccar ve ahali yedinde mevcut bilumum rengi ne olursa olsun çamaşırlık bez, amerikan, patiska, pamuk, yıkanmış yün, yıkanmamış yün, tiftik, fantezi kumaşlar hariç olmak üzere erkek elbisesi imaline salih her nevi yazlık ve kışlık kumaşlar, kalın bezler, kösele ve iğne, taban astarlığı, sarı ve siyah meşin, sahtiyandan mamul yemeni, çarık, botin, çarık imaline mahsus deri, demir, kundura çivisi, tel çivi, kundura ve saraç iplikleri, nallık demir veya mamul nal, mıh, yem torbası, yular, belleme, kolan, kaşağı, gübre ve sicim ve urgan stoklarından % 40 miktarına Tekalif-i Milliye Komisyonlarınca derhal vazıyed edilecek ve takdir-i fiyat edilerek alınan miktarı mübeyyin olmak üzere Komisyonun imza ve mühürlerine havi kuruşlu bir mazbata sahibi yedine verilecektir.

b. Dahildeki malzemenin bu suretle bir kısmının alınmasından mütevellit fiyat farkını tevzin için hariçten gelecek bu cins malların yüzde 10'u dahi iskelelerde aynı şerait dahilinde ordu ihtiyacatı için alınacak, yüzde 90'ına katiyen müdahale edilmeyerek eshabının emrine bırakılacaktır.

c. Alınan mallardan mütebaki kalan ve ithal edilecek olan bu cins stokların nakil ve füruhtu tamamiyle serbesttir.

d. Çocuk ve kadın elbiseleri ve levazımı ile lüks eşya almak suret-i katiyede memnudur.

 

Madde 2.Hariçten mal getiren tüccarlardan Tekalif-i Milliye Komisyonlarına mal veren ve mukabilinde kuruşlu mazbata alan tüccarların mazbatalarında muharrer miktar istihkaklarının yüzde 20'si bilahare getirecekleri malların gümrük bedeline mahsup edilecektir.

 

Madde 3.Bu muamelat hakkında da iki numaralı emrin 3. Maddesinde tavsil edildiği veçhile Komisyonlarca üç kıta defter tanzim edilecektir.

 

Madde 4.Bu emre muhalefet ederek malını gizleyenler veya sui-istimali görülenler kim olursa olsun hıyanet-i vataniyye ile tecrim edileceklerdir.

 

Madde 5.Üç numaralı olan bu emir derhal Komisyonlara tebliğ edilmek üzere Vilayat ve Livalara ve İstiklal Mahkemelerine yazılmış ve bera-yı malumat Vekaletlere ve Cephe Kumandanlıklarına verilmiştir.

 

Emir No. 4

Emr-i ahire kadar ordunun iaşesi için berveçh-i âti tedabir ittihaz edilecek ve bu tedabirin tetkikinden bir numaralı emirle sureti teşkilleri bildirilen Tekalif-i Milliye Komisyonları mesul olacaktır.

 

Madde 1.Elde mevcut buğday, saman, un, arpa, fasulye, bulgur, nohut, mercimek ve kasaplık hayvanat, şeker, gaz, pirinç, sabun, yağ, tuz, zeytinyağı, çay, mum stoklarından yüzde 40'ına Komisyonlarca vazıyed edilerek anbarlara alınacaktır. Takdir edilecek fiyat üzerinde eshabı yeddine kuruşlu mazbata verilecektir.

 

Madde 2.Komisyonlarca derc olunan buğdayların una tahvili için Komisyonlar mıntıkalarında mevcut fabrika ve değirmenlere mütesaviyen taksimi amal edecek ve bu say meccanen olacaktır.

 

Madde 3.Bu hususta en ufak suistimali görülen memurun veya tekaliften kendisini azade tutan ferdin hıyanet-i vataniyyedir.

 

Madde 4.Dört numaralı olan bu emir hemen Komisyonlara tebliğ edilmek üzere Vilayet ve Livalara ve İstiklal Mahkemelerine yazılmış bera-yı malumat Vekaletlere ve Cephe Kumandanlarına birer suret verilmiştir.

 

Emir No. 5

Ordu nakliyatının temini için berveçh-i âti tedabir ittihaz edilecek, bu tedabirin tatbikinden bir numaralı emirde teşekkülü bildirilen Komisyon mesul olacaktır.

 

Madde 1.Cihet-i askeriyece suru muhtelife ile ordu ihtiyacı için alınan vesait-i nakliye hariç olmak üzere memlekette kalan vesait-i nakliye eshabı her ay ordu malzemesinden bir kısmını kendi vasıtasıyla yüz kilometrelik bir mesafeye meccanen nakle mecburdur. Bu naklin devam ettiği müddetçe nakliye sahibi ve hayvanatı ordu anbarından iaşe olunur.

 

Madde 2. Bir ay zarfında bu vazifeyi gören ferd o ay zarfında yeni bir vazife-yi nakliye almaz. Tekalif-i Milliye Komisyonun sevk ettiği eşya veya erzak irsaliyesi zirinin malı tesellüm eden anbar tarafından tasdiki o aylık muafiyet hakkını o ferde verir.

 

Madde 3. 2,3,4 numaralı emirle toplanan mevad ve erzak levazımat-ı Umumiyenin göstereceği esas askeri anbarlara Tekalif-i Milliye Komisyonları tarafından bu mükellefiyeti nakliye usulüyle sevk ve idhar edilirler.

 

Madde 4.Müteahhid nakliye kolları diğer halkın tabi oldukları şehri yüz kilometrelik nakliyatı meccanen yapmaya mecburdurlar.

 

Madde 5.Bu emri alan her Tekalif-i Milliye Komisyonu kendi mıntıkası dahilinde mükellefiyet-i nakliyeye dahil olabilecek vesaitin cins ve miktarını 15 Ağustos 337 tarihine kadar Müdafaa-i Milliye Sevkiyat ve Nakliyat Müdüriyet-i Umumiyesine ve cephe mıntıkalarında bulunanlar ise sevkiyat ve nakliyata bildirilmekle beraber mıntıkasında bulundukları Menzil Müfettişliklerine veya Ordu Erkan-ı Harbiye Riyasetlerine bildireceklerdir.

 

Madde 6.Bu mükellefiyetlerden kaçanlar veya bu mükellefiyeti tatbikte suistimali görülenler hıyanet-i vataniyye ile tecziye olunacaklardır.

 

Madde 7.Beş numaralı olan bu emir hemen Tekalif-i Milliye Komisyonuna tebliğ edilmek üzere bilumum Vilayet ve Livalara yazılmış ve İstiklal Mahkemelerine ve bera-yı malumat Vekaletlere ve Cephe Kumandanlıklarına birer suret verilmiştir.

 

Emir No. 6

Madde 1.İki, üç, dört numaralı Tekalif-i Milliye emirlerinde tedariki bildirilen eşya ve erzak cinsinden muhtelif mahallerde mevcut emval-i metrukeye Tekalif-i Milliye Komisyonlarınca vazıyed edilecek, miktarı tespit ve fiyatı takdir olunarak kuruşlu bir mazbata mahalli mal sandığına verilecektir.

 

Madde 2.Emval-i metrukeden bu suretle alınanlar için Tekalif-i Milliye Komisyonları evvelki emirlerde bildirildiği veçhile üçer kıta muntazam defter tutacaklar bunun bir suretini Levazımat-ı Umumiyeye göndereceklerdir.

 

Madde 3.Alınan emval-i metruke cins ve miktarları 10 Eylül 37 tarihine kadar Müdafaa-i Milliye Levazımat-ı Umumiye Dairesine Tekalif-i Milliye Komisyonları tarafından telgrafla bildirilecektir.

 

Madde 4.Emval-i metrukenin derc ve idharında tekasül ve suistimali görülenler ve tekalifi kendi malı imiş gibi tesahüp etmeye kalkanlar hıyanet-i vataniyye cürmü ile itham edileceklerdir.

 

Madde 5.Altı numaralı olan bu Tekalif-i Milliye emri hemen Komisyonlara tebliğ edilmek üzere bilumum Vilayet ve Livalara ve İstiklal Mahkemelerine yazılmış bera-yı malumat Vekaletlere ve Cephe Kumandanlığına yazılmıştır.

 

Emir No. 7

Madde 1.Cins mezhep, sunuf ve meslek tefrik edilmeksizin bilaistisna herkes zirde - üçüncü madde- cinse ve nevi muharrer esliha ve cephane ile alât-ı carihayı her mahalde iş bu emrin tarih-i neşrinden itibaren üç gün zarfında mahalli Tekalif-i Milliye Komisyonuna makbuz mukabilinde teslim etmek suretiyle hükümete terk ve teberru edecektir. Harbin hitamında iş bu esliha bir hatıra olmak üzere aynen eshabına iade olunacaklardır.

 

Madde 2.Dördüncü günü sabahından itibaren zikrolunan silah ve cephaneyi sakladığı ve hile istimal ederek teslim etmediği tahakkuk edenler ve esliha derc ve cem taharrisinde suiistimal ve harekette bulunanlar idam olunur.

 

Madde 3. Teslim edilecek esliha ve cephane şunlardır:

Ma'cephane her nevi mükerrer ateşli tüfek, kasatura veya süngü ve cephaneler filinteleri yani her nevi Osmanlı mavzerleri küçük ve büyük çaplı her nevi Alman, Belçika tüfekleri, her nevi Avusturya tüfeği, Avusturya ve Bulgar manlihirleri, her nevi İngiliz tüfeği, her nevi Rus tüfekleri, her nevi Fransız, Romanya, Sırp, Japon, Yunan martin büyük ve küçük çaplı tüfekleri (Av tüfekleri, tabancalar ve bunlara mahsus cephaneler müstesnadır.) Her nevi kılıç ve palalar, bunlardan bir kıymeti mahsusayı haiz olanlar Komisyonların mesuliyeti altında ve vesika mukabilinde eshabına terk olunacaktır.

 

Madde 4.Tarih-i ilanın 4. gününden itibaren hükümet-i mülkiye, askeriye 3. Maddede muharrer esliha ve cephaneyi bulmak için lüzum gördüğü haneleri vesair mahalleri usulü kanunisi dahilinde taharri edecektir.

 

Madde 5. Tekalif-i Milliye Komisyonları işbu emrin ahalice tamamen tebliğini temin edecek ve silahını teslim edeceklerin bulunduğu yerlerle Komisyonların münakit olduğu mahal arasındaki mesafeye ait mühlet-i müddet olarak verilen üç güne zam edeceklerdir.

 

Madde 6.Tekalif-i Milliye Komisyonları topladıkları esliha ve cephane cins ve miktarlarını Müdafaa-i Milliye Harbiye Dairesine bildireceklerdir.

 

Madde 7.İşbu emir evvel emirden Kastamonu, Çorum, Yozgat, Kayseri, Niğde, Konya ve Silifke Vilayet ve Mutasarrıflıklarını bu devairin garbındaki Vilayet ve Elviyede tatbik edilmek üzere makamat-ı aidesine tebliğ edilmiştir.

 

Emir No. 8

Madde 1.Tekalif-i Milliye Komisyonları her mahalde mevcut benzin, vakum, gres, makine, don, saatçı, balık yağları, vazelin,otomobil kamyon lastiği, sulüsyon, buji,soğuk tutkal, Fransız tutkalı, telefon makinesi, kablo pil, çıplak tel, mücerret ve bunlara müteferri malzeme, asit sülfrik miktarını tahkik ve tespit ile mevcut stokların yüzde 40'ına vazıyed edecek ve eshabına esmanı mukabilinde mazbata verecektir.

 

Madde 2.Balâda cinsleri mezkur malzemeden hariçten memlekete getirilenlerin gümrük resminden başka yalnız yüzde 10'u kuruşlu mazbata mukabilinde mezkur Komisyonlar tarafından alınabilir. Bu suretle emvali alınanlara verilecek mezabıtın yüzde 20'si gümrük resmine mahsup edilir.

 

Madde 3. Tekalif-i Milliyeden alınacak berveçhi bala malzemenin yüzde 40'ının derc ve cem'i her Komisyon tarafından nihayet 10 Eylül 337 de ikmal edilmiş bulunacak ve 15,20,25,30 Ağustos ve 5 Eylülde derc ve cem olunanların cins ve miktarlarını Müdafaa-i Milliye Harbiye Dairesine bittelgraf bildireceklerdir.

 

Madde 4.Orduların bu malzemeden sureti istifadesi Müdafaa-i Milliye Vekaletince tespit olunacaktır.

 

Madde 5.İşbu malzemeden mevcudunu gizleyenler ve tariki hileye sapanlar hakkında Hıyanet-i Vataniyye Kanunu tatbik olunur.

 

Madde 6.İşbu emir bilumum Vilayat ve Livalara, Cephe Kumandanlıklarına, Vekaletlere tebliğ edilmiştir.

 

Emir No. 9

Madde 1.Tekalif-i Milliye Komisyonları hudutları dahilinde mevcut demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci saraç, arabacı esnafı ve imalathaneleri ile bu esnaf ve imalathanelerin kabiliyeti imaliyelerini tespit ve gerek bunlar ve gerek kasatura, kılınç, mızrak ve eyer yapabilecek sanatkârlar isimleri zikredilmek üzere miktarlarını Müdafaa-i Milliye Vekaletlerine bildirileceklerdir.

 

Madde 2.İşbu emir bilumum Vilayat ve Livalara, Cephe Kumandanlıklarına ve Vekaletlere tebliğ edilmiştir.

 

Emir No. 10

Seferber ordunun vesaiti nakliyece olan ihtiyacını tevsien temin ve ikmal için berveçh-i ati mevad süratle tatbik olunacaktır.

 

Madde 1.İşbu emri tebellüğ eden Tekalif-i Milliye Komisyonları kendi mıntıkalarında bulunan ve cinsleri atide tasrih olunan bilcümle vesaiti nakliyenin yüzde 20'sine vazıyed edeceklerdir. Vesaiti nakliyenin cinsleri:

a. Dört tekerlekli yaylı arabalar

b. Dört tekerlekli at ve öküz ve kağnı arabaları...Arabalar bil umum teçhizat ve hayvanları ile beraber olacaktır.

c. Binek ve topkeşan hayvanat

d. Ester ve mekkare hayvanatı

e. Deve

f. Merkep

Madde 2.Bu emri alan Tekalif-i Milliye Komisyonu mıntıkasındaki bilumum vesaiti nakliye miktarını mümkün olduğu kadar çabuk tespit edecek ve nihayet 10 Eylüle kadar mıntıkasındaki vesaiti nakliyenin en sağlamlarından yüzde 20 sini derc, cem etmiş olacaktır.

 

Madde 3.Vazıyed olunan her vesaiti nakliyenin fiyatı Komisyon tarafından bittahkik vesaiti nakliyesi alınan Kasabanın Belediye Reisine Karyelerde Heyet-i İhtiyariyeler tarafında o mahaldeki ahali üzerine servetleri nispetinde tarh ve tevzii edilerek istifa olunacaktır. Vesait-i nakliyesi alınanların paraları bu suretle Belediye ve Heyet-i İhtiyariyeler tarafından tesviye edilecek ve buna mukabil eshabından alınacak makbuzlar da tasdik olunarak Tekalif Komisyonlarına tevdi edilecektir.

 

Madde 4.Komisyonlar tarafından derc olunan vesait-i nakliye o mahaldeki Ahz-ı Asker şubelerine teslim olunacaktır. Şuabatın tesellüm ettikleri bu vesait-i nakliyeden arabalar ve hayvanlar mümkün ise ve sahipleri mükellefinden ise sahipleri ile, değil ise mükellefin meyanında araba ve hayvan sevk ve idaresine aşina ikmal efradından müntehap neferlerle idare olunacaktır. Bu vesait-i nakliye Şuabat Merkezinde toplanacak ve şubelerce iaşe ve muhafaza edilecektir.

 

Madde 5.Her Ahzıasker Şubesi, şubede toplanan vesait-i nakliyenin cins ve miktarını 15,20,25 Ağustos'ta ve 10 Eylül tarihlerinde Müdafaa-i Milliye Vekaleti Ordu Dairesine telgrafla bildirecektir.

 

Madde 6.Bu hususta müsamaha ve suiistimalde bulunanlar hıyanet-i vataniyye cürmü ile tecrim olunacaklardır.

 

Madde 7. 10 numaralı olan bu emrin vusulü tarihi ve saati telgrafla ordu dairesine bildirilecektir. İşbu emir bilumum Vekaletlere, Garp ve Merkez Ordusu Kumandanlıklarına, Canik, Amasya, Tokat, Sivas, Kayseri, Niğde, Konya, İçeli Vilayet ve Livaları ile bunların Garbında bulunan bilumum Vilayet ve livalara ve işbu mıntıkalardaki Ahzıasker Heyet ve Kalem Riyasetlerine ve İstiklal Mahkemelerine tebliğ olunmuştur.

 

                     Büyük Millet Meclisi Reisi                 Başkumandan Mustafa Kemal

Kısaca belirtecek olursak, Tekalif-i Milliye Emirleri şu uygulamaları öngörmüştür:

1 numaralı emirde yayınlanacak olan emirlerin her ilçede kurulacak olan Tekalif-i Milliye Komisyonları tarafından uygulanacağı ve bu bahsedilen komisyonların yapısı ile bağlı bulundukları idari birimler açıklanmış, komisyon üyelerinin hiçbir ücret almayacakları bildirilmiştir.

2 numaralı emirde ise Türk Ordusunun acil giyim ihtiyacını gidermek için komisyonların toplaması gereken eşyanın ilk olarak her evin en geç 10 Eylül 1921 tarihine kadar hazırlayacağı birer takım iç çamaşırı, birer çift çarık ve çorap olduğu belirtilmiş, çok fakir ailelerin bu yükümlülüğü yerine getiremeyecek olmaları sebebiyle bu fakir ailelerin yükümlülüklerinin başka bir varlıklı aile tarafından üstlenilmesinin sağlanmasının yine komisyonların görevi olduğu belirtilmiştir. Toplanan bu eşyaların karşılığında ise makbuz verilecektir.

3 numaralı emirde ise halk ve tüccarın stoklarında bulunan giyim için gerekli malzemenin % 40'ı ile yurt dışından ithal gelen kumaş, iplik vb. malzemelerin % 10'una el konacağı bildirilmiş, kadın ve çocuk elbiseleri ile lüks eşyalara el konulması yasaklanmıştır. Yine dışarıdan getirdiği malların % 10'una el konan tüccarların makbuz getirmeleri halinde el konan malları tutarının yüzde 20'lik bir kısmı kadar sonra getireceği mallara gümrük indirimi sağlanacağı ifade edilmiştir.

4 numaralı emirle ise ordunun beslenmesi için gerekli olan halk ve tüccarın elinde bulunan yiyecek maddelerinin % 40'ına el konacağı ve takdir edilen fiyat üzerinden sahiplerine belge verileceği bildirilmiştir. Yine bu maddeye göre komisyonlarca toplanan buğdayların değirmenlerde öğütülmesi, bunun da ücretsiz olarak yaptırılması gerektiği anlatılmıştır.

Tekalif-i Milliye Emirlerinin beşincisi ile de yük taşımada kullanılabilecek hayvanların sahiplerinden alınmış olan hayvan vergisinden arta kalan hayvanların sahipleri nezaretinde askeri malzemeleri en fazla 100 kilometrelik bir mesafeye taşımaları zorunluluğu getirilmiş ancak bu uygulama ayda bir defa yapılmak üzere sınırlandırılmıştır.

Altıncı Tekalif-i Milliye Emri ise 2, 3 ve 4. maddelerde toplanması istenilen maddelerden çeşitli yer ve sebeplerle terk edilmiş olanları için komisyonlara el koyma yetkisi verilmiştir. Ancak yine miktar ve fiyatını içeren bir makbuz düzenlenerek ilgili bölgenin mal sandığına verilecektir.

Yedinci emirle ise komisyonlara maddede bildirilen silahları cephaneleriyle birlikte senet karşılığı toplama yetkisi verilmiş, savaş sonunda bu silahların sahiplerine geri teslim edilmeleri öngörülmüştür.

Sekizinci emir ise benzin, gres yağı gibi çeşitli kimyasal maddelerin % 40 oranında tedarikini içermektedir.

Dokuz numaralı Tekalif-i Milliye emrinde, çeşitli zanaat erbabı ile onların imalathane sayılarının tespit edilmesi öngörülmüştür.

On numaralı son emir ise Türk Ordusunun taşıma araçlarına duyduğu gereksinimi gidermek için halkın elinde bulunan ve askeri taşıma ihtiyacını karşılayabilecek her türlü araba, araç ve bunlara ait hayvanlar ile diğer taşıma hayvanlarının % 20'sinin toplanmasına komisyonlar yetkili kılınmıştır.

Kısaca özetleyecek olursak, Tekalif-i Milliye Emirleri ilk maddesi ile ordunun ihtiyaç duyduğu malzeme ve maddelerin toplanması ve menzil teşkilatlarına ulaştırılması işini Tekalif-i Milliye Komisyonlarına vermiş, komisyonların niteliklerini ve yapılarını belirtmiştir.

İkinci ve üçüncü maddeler acil ihtiyaç duyulan giyim malzemesinin toplanılmasını içerirken, dördüncü madde ordunun beslenme gereksinimi için gıda maddelerinin toplanması işini kapsamaktadır.

Beşinci ve onuncu maddeler, bu malzemelerin nakliyatı için gerekli yük hayvanları ile cephede kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan binek hayvan tedarikini içermektedir.

Altıncı madde, sahipsiz mallara el konulmasını içerirken yedinci madde ile ordunun ihtiyaç duyduğu türde silahlar ile silah türü malzemeler ve cephanelerin toplanmasını kapsamıştır.

Sekizinci madde, yine bazı kimyasal maddelerin tedarikini içerirken diğer yandan dokuzuncu madde, savaş malzemesi üretimi için gerekli bilgiyi temine dayanan hükümleri içermektedir.

 

Tekalif-i Milliye Emirlerinin Uygulanması

Bu emirlerin uygulanması için bir numaralı emir uyarınca Tekalif-i Milliye Komisyonları (Her ilçede kurulan Tekalif-i Milliye Komisyonları, en büyük mülki memurun yani kaymakamın başkanlığında, en büyük maliye (mal müdürü) ve askeriye memurları ile idare meclisi, belediye ve ticaret odasının seçtiği ikişer kişi ve mahalli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin merkez idarelerinden iki üyenin katılımıyla oluşan komisyonlardır.) kurulmuş, bu komisyonlar aracılığı ile elde edilen kaynakların Menzil (lojistik) teşkilatları  yardımı ile ihtiyaç duyulan cephe ve bölgelere ulaştırılması sağlanmıştır.

Tekalif-i Milliye Emirlerinin uygulanması için kurulmuş olan bu iki teşkilatın -Tekalif-i Milliye Komisyonları ve Menzil Teşkilatı- sorunsuz işlemesi ve vergi toplanması sırasında sorunlarla karşılaşılmaması için hem Tekalif-i Milliye Emirlerinin içerisinde İstiklal Mahkemeleri'nde yargılanma usulü getirilmiş hem de Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle bazı bölgelere ve Tekalif-i Milliye Komisyonları'na çeşitli görevliler gönderilmiştir. Bu gibi kişilerin görevi Tekalif-i Milliye emirlerinin uygulanmasını denetlemek ve hızlandırmak olmuştur. Örneğin, Başkumandanlığın emri ile Isparta ve Burdur'daki uygulamalar için Albay Şerif Güralp görevlendirilmiş ve gönderilmiştir.

Bununla birlikte yine bu uygulamalar hakkında çeşitli vekaletler birlikte çalışmışlar, faaliyetlerin eşgüdümlü ve hatasız bir şekilde idare edilebilmesi için yazılı iletişim kanalları sıkça kullanılmıştır.

Tekalif-i Milliye usulüyle her türlü ihtiyaç maddesi mazbata karşılığı bedelleri zaferden sonra ödenmek koşuluyla toplanmış, mazbataların karşılıkları da zaferden sonra hak sahiplerine ödenmiştir. Zaferden sonra bu konuda da düzenlemeler yapılmıştır. Örneğin, 11 Eylül 1922 tarihli bir kararname ile de Tekalif-i Milliye mazbataları herhangi bir düzenlemenin olmaması ve askeri malzemeleri taşırken telef olan hayvanlar konusunda hayvan sahiplerinin zararlarının karşılanması için daha önceden düzenlenmiş olan 23 Kanunuevvel 1331 (5 Ocak 1916) tarihli kanunun uygulanmasında tereddüt edilmesi sebebiyle Hükümet konuyu Büyük Millet Meclisi'nin takdirine bırakmayı uygun görmüştür.

14.1.1339 (1923) tarihinde ise Bakanlar Kurulu mazbataların karşılıklarının ödenmesi ile ilgili bir kanun tasarısı daha hazırlamış, mahsup edilecek borcu olmayanların mazbatalar içeriğinin yüzde yirmi beşinin peşin ödenmesi, adı geçen yıl bütçesinde ise mazbata karşılıklarının ödenmesi için 2 milyon liralık ödenek ayrılması öngörülmüştür.

1340 (1924) yılında ise kaybedilen mazbataların yerine verilen ikinci mazbatalara ait ödemelerin nasıl yapılacağı ile ilgili olarak Büyük Millet Meclisi, Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı arasında konuyla ilgili aylar süren yazışmalar yapılmış, sonunda Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu mazbatalara ait ödemelerin 3 Nisan 1340 tarih ve 459 numaralı Mahsub-u Umumi Kanunu'nun yedinci maddesine göre yapılmasını bildirmiştir.

Tekalif-i Milliye Emirlerinin uygulanması sırasında halkın içerisinde bulunduğu durum da dikkate alınmış, böyle zor koşullar altında ordusuna yardım yapan fakir halkın incitilmemesine gayret gösterilmiştir. Örneğin, Adana Vilayeti gibi işgal altında bulunan bölgelerdeki hayvanların zayıf ve güçsüz olmalarından dolayı Tekalif-i Milliye Emirlerinden onuncu madde de yazılı bulunan "halkın elinde bulunan hayvanların % 20'sinin alınması" hükmü belirli bir zamana kadar Adana vilayeti için geçerli kılınmamıştır.

Mustafa Kemal Paşa, Tekalif-i Milliye uygulamalarının düzenli şekilde yerine getirilebilmesi için yoğun iletişim halinde bulunurken bir tedbir olarak da işleyişin bozulmaması için İstiklâl Mahkemelerini devreye sokmuştur. İstiklal Mahkemeleri, bir yandan halkın arasında düşmanla iş birliği yapan ve bu yüzden de üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyenleri, bir yandan da görevini kötüye kullanan ve faaliyetleri ile lojistik işleyişi bozan fırsatçıları ve vatan hainlerini caydırmak ve cezalandırmak için yeniden aktif hale getirilmiştir.

Tekalif-i Milliye uygulamalarının geneline bakıldığında ise halkın tutumunun birkaç örnek haricinde olumlu olduğunu ve emirlerin uygulanması sırasında kuvvet kullanımına baş vurmanın seyrek olarak görüldüğünü İstiklâl Mahkemeleri kayıtlarından anlıyoruz. Gerçekten de Hükümet Tekalif-i Milliye Emirlerinin uygulanması sırasında mümkün olduğunca uygulamaların doğru ve aksamaya uğramaksızın sürdürülmesi hususunda üzerine düşen görevi titizlikle yerine getirmeye çalışmıştır. Bunun sağlanması içinse askeri ve mülki makamlar arasında yoğun yazışmalar gerçekleştirilmiş, ilgili yerlere ve kişilere tebligatlar yapılmıştır.

Emirlerin harfi harfine uygulanması için bütün mülki ve askeri makamlar ile İstiklal Mahkemeleri sorumlu tutulmuş, Tekalif-i Milliye emirlerinin uygulanmasında sorun çıkaranların Hıyanet-i Vataniyye suçu ile cezalandırılacakları ilan edilmiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın Başkumandanlık görevini yüklenmesinden sonra ise yeni İstiklâl Mahkemeleri kurulmuş ve böylece hem emirlerin uygulanması hızlandırılmaya çalışılmış hem de emirlerin tam anlamıyla uygulanmasına engel olacak şekilde davranan gerek halktan ve gerekse yetkili makamlardan kişilerin cezalandırılması sağlanmıştır.

Tekâlif-i Milliye Uygulamalarının Sona Erdirilmesi

7-8 Ağustos 1921 tarihinde uygulanmaya başlayan Tekalif-i Milliye Emirleri, 1 numaralı emir dışarıda kalmak üzere, 5 ve 9 numaralı emirleri ile sürekli yükümlülükler getirmekte idi. Diğer emirler olan 2,3,4,6,7,8 ve 10 numaralı emirler bir defada yerine getirilen bu yüzden de yerine getirilmesiyle birlikte bağlı oldukları yükümlülükleri de sonlandıran bir yapıya sahiptiler.

8 Ekim 1921 günlü ve 690 sayılı emirle de belirtildiği gibi Tekalif-i Milliye Emirlerinin uygulanmasına 30 Ekim 1921 tarihinden itibaren son verileceği kararlaştırılmıştır. Ancak alınan kararla 1921 yılındaki ekimin geç yapılması nedeniyle gecikecek olan mahsul, ne zaman alınırsa alınsın, Tekalif-i Milliye Komisyonları tarafından vergilendirmeye tabi tutulmuştur.

Yabancı ülkelerden gelen mallar içinse alınmakta olan %10 Tekalif-i Milliye kesintisi 3 Ekim 1921 tarihinden itibaren alınmamıştır.

1921 yılının sonlarına gelindiğinde iki emrin halen uygulanmakta olduğunu görüyoruz. Bunlardan birincisi olan 5 numaralı Tekalif-i Milliye Emri 18 Nisan 1922 gün ve 223 sayılı Askeri Ulaştırma Kanunu çıkartılıncaya kadar yürürlükte kalmıştır. 9 numaralı emir ise Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar uygulanmıştır.

Tekalif-i Milliye usulüyle toplanan erzak ve eşyanın bedelleri ise söz verildiği gibi sahiplerine ödenmiştir. Bu ödemelerin büyük bir kısmı nakit olarak yapılırken geri kalan önemsiz bir kısmı ise hazine tahvilleri verilmesi suretiyle yapılmıştır. Ödemelerin yapılması ile ilgili kanun 12 Nisan 1923 tarihli ve 328 sayılı kanundur. Bu kanun ile toplamı 6.003.663 TL. olan Tekalif-i Milliye borçları hak sahiplerine ödenmeye başlanmış, borcun %72.3'üne karşılık gelen 4.340.508 TL. tutarındaki bölümü 1923 yılında, geri kalan % 27.7 lik kısmı ise 1926 yılı hariç olmak üzere her yıl yapılan ödemelerle 1929 yılında kapatılmıştır.

1923: 4.340.508
1924: 1.145.053
1925: 236.949
1926: -
1927: 189.988
1928: 86.564
1929: 4.601
TOPLAM: 6.003.663

Ankara Hükümeti yalnızca Tekalif-i Milliye borçlarını değil aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin iç borçlarını da ödemiştir. Savaşı izleyen yıllarda yapılan bu türden ödemeler 10.527.217 TL. olarak gerçekleşmiştir. Toplam rakama bakacak olursak Ulusal Hükümet, Osmanlı döneminde Tekalif-i Harbiye usulüyle alınan erzak ve eşyanın bedelleri ile birlikte Tekalif-i Milliye usulüyle alınan ihtiyaç maddelerinin bedeli olarak toplam 17.426.409 TL. ödemiştir. Bu ödemeler 1923 yılından 1937 yılına kadar 14 yıllık sürede yapılmış olup devletin halka borcu kalmadığını gösteren en önemli unsurlardır.

Tekalif-i Milliye Emirleri ile Sağlanan Gelirler

Tekalif-i Milliye uygulamaları neticesinde Kasım 1921 sonuna kadar toplanan eşya ve erzak miktarları aşağıdaki gibidir:

İki numaralı Tekalif-i Milliye Emrinin uygulanması ile sağlananlar:
Cinsi             Fiyatı (Kuruş)          Miktarı (Adet)
Don              75                           426.609
Gömlek        75                           452.672
Mintan          110                         60.608
Çarık            45                           344.934
Çorap           31                           363.285

Üç numaralı Tekalif-i Milliye Emri ile sağlanan eşyalar ise şunlardır:
Cinsi                                       Fiyatı (Kuruş)       Miktarı
Elbiselik Kumaş                     220                    188.150 metre
Çamaşırlık Çeşitli Basma      35                      1.285.706 metre
Kösele                                     220                    35.699 kilogram
Kundura                                  300                    2.373 çift
Pamuk                                     140                    14.631 kilogram
Yün                                          20                      119.329 kilogram
Tiftik                                        20                      280.410 kilogram
Kundura Çivisi                        42                      1.132 kilogram
Kunduracı İpliği                      220                    420 kilogram
Meşin                                      120                    6.060 kilogram

Tekalif-i Milliye Emirlerinin dördüncüsü ile ele geçen yiyecek maddeleri şöyledir:
Cinsi                            Kilo Fiyatı (Kuruş)     Miktarı (Ton)                                                
Un                               10                             1.890 
Buğday                        7                              16.703 
Bulgur                          9                              1.274 
Arpa                            4                               14.074 
Nohut                          12                             1.441 
Şeker                          62                             224 
Sadeyağ                      120                           126 
Zeytinyağı                   82                            140 
Soğan                          5                               101 
Patates                        7                               591 
Mevaşi                        30                             3.905
(Kasaplık Hayvanlar) 
Sığır                             20                             95 

10 No’lu Tekâlif-i Milliye Emri gereğince de 1921 Ağustos ayı sonuna kadar sadece 4., 5. ve 10. Kolordu bölgelerinden % 20 oranında toplanan taşıt araçları:
Cinsi                          Miktar (Adet)
Öküz arabası             2.362
Kağnı arabası           14.738
Öküz ve manda         38.434
Katır                          3.975
Binek hayvanı           1.260
Koşum                       812
Deve                          2.334
Muhtelif cins araba  406

Sovyet Rusya'dan alınan ve toplam miktarı 13 Milyon Lirayı aşmayan dış yardım haricinde Ulusal Kurtuluş Mücadelesi'nin (toplam gelir 147 Milyon Lira) % 91.2'si  iç kaynaklar tarafından karşılanmıştır.

Sonuç

Birinci Dünya Savaşı’ndan galip ayrılan İtilaf Devletleri, yenilen devletlere şartları çok ağır antlaşmalar imzalatmışlardır. Yenilenler arasında bulunan Osmanlı Devleti’de oldukça ağır bir antlaşma imzalayarak savaştan çekilmiş ve toprakları İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmeye başlanmıştır. Fakat Türk ulusu bu “oldu-bittiyi” kabul etmeyerek işgallere karşı yeni bir mücadele başlatmış ve “varını yoğunu” ortaya koymak suretiyle Anadolu üzerinde oynanmak istenen oyunu bozmuştur.

Mustafa Kemal Paşa'nın hedefi, Ordu ve Milletin maddi-manevi gücünün bir bütün halinde birleştirilmesine yönelik olmuştur. Tekâlif-i Milliye Emirlerinin uygulanması Sakarya Meydan Savaşı’nın hemen öncesi kritik bir dönemde başlamış ve Milli Mücadele’nin sonuna kadar devam etmiştir. Anadolu’da her türlü zorluğun yaşandığı bu dönemde, yerinde ve zamanında kararlaştırılmış bir uygulama olmuştur.

Mustafa Kemal Paşa, bu manevi havayı; “Harp ve muharebe yalnız iki ordunun değil, iki milletin bütün mevcudiyeti ile karşı karşıya gelmesi ve vuruşması demektir. Binaenaleyh bütün Türk milletini, cephede bulunan ordu kadar fikren, hissen ve fiilen alakadar etmeliydim. Milletin fertleri, yalnız düşman karşısında bulunanlar değil, köyde, evinde tarlada bulunan herkes, milletin her ferdi silahla vuruşan muharip gibi kendisini vazifeli hissederek bütün mevcudiyetini mücadeleye hassedecektir. Biz bu maksadı temine çalıştık…”şeklinde açıklamıştır.

Mustafa Kemal Paşa, cephe gerisi ikmalini millete yaptırmakla halkın katılımını ve cephedeki orduyla bütünleşmesini sağlamıştır. Ülkemizi işgal etmek isteyen düşman karşısında cephedeki komutanından köyündeki vatandaşa kadar herkes Millî Mücadele’ye kanının son damlasına kadar destek vererek birlik ve beraberliğin en güzel örneğini sergilemişlerdir.

Kaynaklar
Tekalif-i Harbiye ve Tekalif-i Milliye Örneklerinde Savaş Dönemleri Mali Politikaları, Cezmi TEZCAN (Doktora Tezi)
Tekalif-i Milliye Emirleri ve Tatbikatı, Feyzullah EZER
Akl-ı Kemal (3. Cilt), Sinan MEYDAN

http://cumhuriyettarihimiz.blogspot.com.tr

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Facebook PaylaşımıTwitter Paylaşımı

Yorumlar  

 
#1 beyza 08-01-2017 07:27
çok güzel bir site çok işime yaradı.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile