NEREYE?

NEREYE?
Dün Tunceli'de iki teröristin öldürülmesi sırasında çekilen görüntüleri izledik toplumca. Dikkatimi çeken vahim bir durum vardı: Öldürülen teröristlerin cenazesi başına toplanan bir grup terör örgütü lehine slogan atıyor, devleti ve polisi protesto ediyordu... 
Bir halk niçin kendi devleti ve polisi karşısında bir terörist grubun yanında yer alır ve bunu kitlesel bir eyleme dönüştürür?
Galiba bir zamanlar, bir yerlerde esaslı yanlışlar yapıldı...
Öncelikle, doğu sorunu, aslında bir kalkınma ve entegrasyon sorunuyken, bunu bir etnik sorun olarak algıladı bütün hükumetler. Meseleyi, etnik temelde irdelemeye başladılar. Bu büyük bir yanılgıydı. Zira, Diyarbakır ve Hakkari ne kadar yoksulsa, Kastamonu ve Muğla da o kadar yoksuldu. Devlet bir zamanlar Diyarbakırlıya zulüm yaptıysa, Kastamonu'luya da yapmıştır. Devletin hataları etnik temelli değil, erk temeline dayanan ve Osmanlıdan beri gelen geleneksel bir devlet bakışıydı. 
Özal döneminden itibaren sağ, sol bütün hükumetler zamanında bölgenin sorunları tamamen etnik paranteze oturtuldu ve öyle sunuldu. Bunda en büyük etken, hükumete çok yakın duran sol ve liberal aydınlardı. Halk, yol, hastane, okul dedikçe onlar devlete "kültürel haklar" diye dayattılar Terör örgütü de onu istiyordu. Zira, kalkınmacı ve entegrasyona dayalı politikalar sonucunda terör nötürize olacaktı. Olmadı. 
Bu süreçte kitleler, kendilerine dayatılan bu yapay etnik algıyı gerçek sandı ve bu kimliği benimsedi, kimlik kitleselleşti. Bu yüzden işte Tunceli sokaklarında örgüt lehinde sloganlar atılıyor.
Halk, devletin verdiği bu kazanımları, terör örgütünün silahıyla sağlandığı sanrısına kapıldı.
Bu aydınımsılar, bizim bin yıllık ortak vatan ve kültür değeriyle yoğrulmuş coğrafyamıza, ETA, IRA örnekli "yabanıl" çözümler sundular ve devleti bir daha etnik tuzağa düşürdüler... Bu coğrafyanın kültürünü hep yanlış okudular, okuttular. Oysa bu toprakların Türküyle Kürdünü ayırt etmek mümkün değildi... Bunlar, bu gün gidip Kobani'de, Mardin'de inceleme yapıyorlar, neyi inceliyorsunuz, bu cenaze sizin!
Biz, yeniden, birliğimizi nasıl kazanırız sorununa odaklanacağız ve yeniden düşeceğiz yollara... Ortak vatan, ortak tarih ve Cumhuriyetin sunduğu yurttaşlık kimliğiyle.. 
Bunun yegane yolu da önce devlet otoritesi ve güvenlikten sonra kalkınmadan geçer...
Kolay mı, çok zor, ama başarmaya mecburuz... Başka Türkiye yok!

 

Prof. Dr. Ali AKAR

Sayın Ali AKAR'ı Facebook'tan takip etmek için tıklayınız...

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Facebook PaylaşımıTwitter Paylaşımı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile