Doğru bilinen yanlışları tashih / Prof. Dr. Nurullah Çetin

Doğru bilinen yanlışları tashih

* Tarihimiz Cumhuriyetle başlamaz, Osmanlı ile başlamaz, Selçuklu ile başlamaz. Tarihimiz, Nuh peygamberin oğlu Yâfes’in “Türk” adlı oğlu ile başlar.
* Dilimizin adı “Osmanlıca” değil; “Türkçe”dir.
* Devletimizin adı “Anadolu Federe Devletleri” değil; “Türkiye Cumhuriyeti Devleti”dir. 
* Bayrağımızın adı “Türkiye bayrağı” değil; “Türk bayrağı”dır.
* Milletimizin adı “Milletimiz”, “Türkiyeliler”, “Anadolular” değil; “Türk Milleti”dir. 
* Milletimiz “nev-i beşer” değil; “Türk milleti”dir. 
* Edebiyatımızın adı “Türkiye Edebiyatı” değil; “Türk Edebiyatı”dır.
* ”Dış Türkler” ve “Türkî Cumhuriyetler” yok; “Türk milleti” var.
* Türk vatanı Misak-ı Millî sınırlarından ibaret değil; Türklerin yaşadığı her yerdir.
* Türk vatanı 814.578 kilometre kare değil; 10.5 milyon kilometre karedir.
* Vatan coğrafyamız, Edirne’den Kars’a kadar değil; Adriyatik’ten Çin Seddine kadar uzanır.
* Vatanımız “ru-yı zemin” değil; Turandır.
* Nüfusumuz 76 milyon değil; 350 milyondur.
* Sadece Filistin değil; Karabağ, Güney Azerbaycan, Suriye ve Irak Türkmeneli, Batı Trakya Türk Cumhuriyeti, Doğu Türkistan ve Kırım da işgal altındadır.
* Tebriz’siz Bakü, Urumçi’siz İstanbul, Kerkük’süz Diyarbakır, Halep’siz Gaziantep, ikizini kaybetmiş mahzun kardeşlerdir.
* Kimliğimizin adı “Muhafazakâr Demokrat” değil; “Müslüman Türk”tür.
* “Kampüs” kelimesinin Türkçesi “külliye” değil, “yerleşke”dir.
* Peygamberimize, diğer İslam kutsallarına ve bilumum başka din ve inanç kutsallarına hakaret etmek, alay etmek, karikatürize etmek düşünce ve ifade hürriyeti değildir. 
* IŞİD, El-Kaide gibi kişi ve grup terörünü lanetliyorsan, Fransa’nın Cezayir ve Libya’ya yaptığı gibi devlet terörünü de lanetleyeceksin.
* Her yeri ve her günü kerhaneye çevirenler, Müslümanlarla “Ramazan’da sevişilir mi sevişilmez mi?” banal tartışması üzerinden alay edemezler. Ederlerse komik bile olmazlar. 
* Sabahtan akşama, akşamdan sabaha içki ve uyuşturucu batağına saplananlar, Müslümanlara “bozada alkol var mı yok mu?” gibi uçuk bir tartışma üzerinden hakaret etmeyi entelektüellik zannedebilirler, ama gülünç duruma düşerler.
 
Prof. Dr. Nurullah Çetin
 

Sosyal Medyada Paylaş:

Facebook PaylaşımıTwitter Paylaşımı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile