Darbeciler 157 Yıl Önce İdama Çarptırıldılar

İlk modern darbe teşebbüsümüz 157 yıl önce 1859’da meydana gelmiş, yakalanıp Kuleli Kışlası’nda yargılanan darbeciler, idam cezasına çarptırılmışlardı

Osmanlı İmparatorluğu'nda yeniçeri isyanlarının bitip tükenmek bilmemesi üzerine İkinci Mahmud, 1826'da yeniçeri ocağını ortadan kaldırıp, yeni bir ordu kurmuştu. Ancak bu hadisenin üzerinden 33 yıl geçmişti ki yeni orduyu kuran Sultan İkinci Mahmud'un oğlu Sultan Abdülmecid'in saltanatı sırasında 1859'da yine bir darbe teşebbüsü oldu.

GİZLİ ÖRGÜT
1839'da başlayan Tanzimat dönemi uygulamalarının bazı kesimlerde ortaya çıkardığı hoşnutsuzluk, 1853'te başlayan Kırım Savaşı'ndan sonra devletin malî durumunun sarsılması, buna karşılık toplumun yüksek tabakasında görülen alafranga âdetlerin doğurduğu lüks yaşama özentisine duyulan tepkiler ve 1856'da ilân edilen Islahat Fermanı'nda gayrimüslimlere tanınan haklara karşı tepkiler Sultan Abdülmecid'e karşı bir darbe teşebbüsüne yol açtı. Bu gelişmeler çerçevesinde istedikleri mevki ve makamlara getirilmemiş değişik fikirlerdeki bazı askerler, ulema ve mülkiye memurları Sultan Abdülmecid ve dönemin yöneticilerini değiştirmek için 1859 başlarında gizli bir örgüt kurdular. Sultan Abdülmecid'in bir suikastla ortadan kaldırılıp, yerine kardeşi Abdülaziz'in getirilmesi planlanmıştı. Ancak topluluğun planı, kendilerine katılmaya davet ettikleri Mirliva (General) Hasan Paşa'nın durumu üstlerine ihbarıyla darbe teşebbüsü suya düştü. Darbeciler, 14 Eylül 1859'da Kılıç Ali Paşa Camii'nde suçüstü olarak, yakalandılar. Bu konu hakkında teferruatlı bilgi Uluğ İğdemir,  Onaran ve Zekeriya Türkmen'in çalışmalarından öğrenilebilir.

KULELİ YARGILAMALARI
Örgüt üyelerinin yargılanması için Sadrazam Âlî Paşa ve üst düzey devlet adamlarının oluşturduğu olağanüstü bir mahkeme kuruldu. Örgüt üyeleri Kuleli Kışlası'nda hapsedilmiş ve yargılanmaları da bu kışlada yapılmıştı. Bu yüzden hadiseye Kuleli Vak'ası adı verildi. Sorgulamalarından anlaşıldığına göre ayaklanma başlayınca elçiliklere, patrikhaneye ve şehir halkına hitaben Arif Bey vasıtasıyla yazılan bildiriler dağıtılacak, Cafer Dem Paşa, Arnavut askerlerle kontrolü sağlayacak, Râsim Bey fedai grubu ile telgraf tellerini keserek dışarıyla haberleşmeyi önleyecek, Tophane Müftüsü Bekir Efendi de gereken desteği sağlayacaktı. Ferik Hüseyin Dâim Paşa ise 1859'da Kafkasya'dan'a göçeden ve o sırada işsiz durumda bulunan Çerkesler'i kolaylıkla ikna ederek örgüt saflarına alacaktı. Örgüt şeriat için çalıştığını ifade ederek ulema ve halkı da saflarına almayı planlamıştı.

İDAM CEZALARI
Örgütün üst düzey yöneticileri Süleymaniyeli Şeyh Ahmed Efendi, Hüseyin Daim Paşa ve Cafer Dem Paşa, Binbaşı Rasim Bey ve Arif Efendi idama, diğer üyeler de kalebend ve sürgün cezalarına çarptırıldılar. Cafer Dem Paşa, sorgusundan sonra Kuleli Kışlası'na getirilirken, kayıktan atlayıp  etmişti. Sultan Abdülmecid, idam cezalarını müebbet kalebentliğe çevirdi. Cemiyetin açığa çıkmasını sağlayan Hasan Paşa ise ferikliğe terfi ettirildi.

DEMOKRASİ ŞEHİTLERİ BAYRAMI
Cuma gecesi demokrasi tarihimizin hem utanç hem de şeref gecesiydi. Bu gece tarihte çok az olan bir şey meydana geldi. Türk milleti ordunun içinde yapılanıp, silah zoruyla yönetimi ele geçirmek isteyenlere karşı malını ve canını ortaya koydu. Tarihimizdeki en önemli dönüm noktalarından birisiydi. Millet ve devlet olarak uçurumun kenarından döndük. 15 Temmuz darbe teşebbüsü milletimizin cesaret ve fedakârlığıyla engellendi. Değerli kardeşim Yeni Şafak fotomuhabiri Mustafa Cambaz'ın da aralarında bulunduğu yüzden fazla sivil ve güvenlik görevlisi kardeşimiz şehit düştü. Mekânları cennet olsun. Milletimizi uçuruma yuvarlanmaktan kurtaran şehitlerimizin aziz hatırasına Taksim'de bir anıt dikilmesi ve 15 Temmuz'un Demokrasi Şehitleri Bayramı ilan edilmesi gerekir.

PROF. DR. ERHAN AFYONCU / SABAH GAZETESİ

Sosyal Medyada Paylaş:

Facebook PaylaşımıTwitter Paylaşımı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile