Tarihçiler Fena Kapıştı

Habertürk TV'de Tarihin Arka Odası programının yorumcularından biri olan tarihçi Erhan Afyoncu'nun hafta sonu yayımlanan programdaki tepkilerine meslektaşlarından çok sert yanıt geldi. 

Programda bir ara çok gergin, sinirli ve hiddetli şekilde konuşan, bu arada elini masaya vurmayı ihmal etmeyen Afyoncu, meslektaşlarının 2006 yılında kurduğu Türk Tarihçiler isimli mail grubunın bir süre önce isminin Türkiye Tarihçiler Bilgi Paylaşım Platformu olarak değişmesine isyan etmişti.

PROGRAM VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ...

Afyoncu'nun canlı yayında kendinden geçercesine ve bağırarak yaptığı eleştirileri programı birlikte yaptığı Murat Bardakçı da dalga geçer bir havada tepki vermiş; sık sık "bağırmadan anlat, olayın ne olduğun anlat..." diye Afyoncu'yu uyaran Bardakçı bir ara da "Aaaaa! Sansür mü ettiler seni... Devletin resmi tarihçisini, senin gibi bir Yüksek Kurul üyesini sansürlediler mi?" diyerek Afyoncu'yu iğnelemişti. 

Afyoncu'nun bu hiddetli tepkisine Türkiye Tarihçiler Grubu yöneticilerinden Prof. Dr. Arif Bilgin'den yanıt geldi. 

MESELE “TÜRK”LÜK DAVASI MI YOKSA İNTİHAL DAVASI MI?

Bilgin, yayımladığı bir mesaj ile Afyoncu'nun tepkisinin gerçek nedenini açıkladı. Afyoncu'nun ismini E.A. şeklinde rumuz ile yazan Bilgin, "E.A’nın bu konuyu gündem yapmasının temel sebebi, benim onun beklediği/umduğu bir soruşturma raporunu yazmamış olmamdır." dedi.

Hukuki süreç devam ettiği için ayrıntı vermeyen ancak, Afyoncu'nun bir intihal davası ile ilgili olarak kendisini arayıp tehdit ettiğini, Afyoncu'nun talep ettiği şekilde davranmadığı için de kendisine yönelik tepkisini Gruba yönelttiğini açıklayan Bilgin,  "Bir tesadüf eseri grup idarecileri olarak bizler ‘Türk’üz ama diğer bir milletin mensubu da olabilirdik. Müfterilerin iddia ettiği gibi Türk olmaktan hiçbir zaman utanmadık. Ancak bunu abartarak farklı anlamlar yükleme derdinde de olmadık." yazdı ve Türkiye Tarihçiler Bilgi Paylaşım Platformu yöneticisi olarak Afyoncu için şu notu düştü:  

"Para kazanma ve nüfuz edinmeden başka hassasiyeti olmayanlar, bizim hassasiyetlerimizi sorgulayamazlar. "

İşte Prof. Dr. Bilgin'in o mesajı: 
 

MESELENİN ASLINA YÖNELİK AÇIKLAMA ZARURİ OLDU 

“Tarihin Arka Odası” adlı programda, yöneticisi olduğum bilgi paylaşım platformuyla ilgili söylenenlerin ardından meselenin Türklük, Türk düşmanlığı gibi tamamen siyasi ve ideolojik zemine çekilip tartışılmaya başlanması dolayısıyla meselenin aslına yönelik açıklama yapmak zarureti hâsıl olmuştur.

2006 yılında adını hiç kimseye danışmadan kurduğumuz platformumuz e-posta adresindeki (Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.) ID kısmını kendisine isim edinmiştir.

Hiç gocunmadan taşıdığımız bu ismi, Nisan 2015’te değiştirmeye, güzel ülkemizin ismini gruba vermeye karar verdik. Bu tercihte hiçbir siyasi ve ideolojik tesir rol oynamamıştır. Bu çerçevede Nisan ayında platfromun adı değişti ancak e-posta adresi eski halinde kaldı. Google’in arayüzündeki belirsizlik dolayısıyla köşeli parantez içindeki başlık ancak Mayıs sonunda değişmiştir. 

E.A. BENİ TELEFONLA ARAYIP, TEHDİT ETTİ

26 Haziran akşamı E.A. beni telefonla arayarak buyurucu ve töhmet altına alıcı bir üslupla, grupta yayınlanmak üzere bir e-posta attığını, bu iletiyi yayınlamazsak Murat Bardakçı ile de konuştuğunu, Cumartesi günkü programda bu konuyu gündeme taşıyacağını belirterek tehdit etti. 

 E.A. bu görüşmede ayrıca benim Türklüğümü test etmeye kalktı. E.A. fizyolojik Türklükte benimle hiçbir şekilde boy ölçüşemez. Ancak ben bunu asla üstünlük vesilesi saymıyorum!

DEĞİŞEN İSİM NEDEN 2 AY SONRA GÜNDEME GELDİ

Peki Nisan ayındaki değişiklik neden 2 ay sonra, 28 Haziran’da bir TV programında gündem yapılıyor? Asıl soru budur. Öncelikle belirtmem gereken can alıcı nokta; E.A’nın bu konuyu gündem yapmasının temel sebebi, benim onun beklediği/umduğu bir soruşturma raporunu yazmamış olmamdır. Mahkeme süreci devam ettiği için konunun detaylarına girmeyeceğim ancak “Devletlü” tarihçimizin görevlendirme şahsıma ulaşmadan benim soruşturmacılar arasında yer aldığımdan haberdar olmasını manidar bulduğumu belirtmem gerekir. Benden haberdar olan diğer üyelerden habersiz olabilir mi? Soruşturma konusundaki tutumumu belirlediğimde, bundan da haberdar olmuş ve bana “ayar” vermeye kalkmıştı. O konuşma sırasında, o an ciddiye almadığım bazı ifadelerinin ne anlama geldiğini şu anda yürüttüğü çirkin algı operasyonuyla anlamış oluyorum.

EMİNİM Kİ SADECE BANA "AYAR" VERMEYE ÇALIŞMAMIŞTIR

Eminim ki, E.A.’nın “ayar” vermeye çalıştığı ve tehdit ettiği tarihçiler benimle sınırlı değildir.

Gerek TV programında konuyu gündeme taşırken gerekse algı operasyonu sürecindeki hırçınlığı neden kaynaklanmaktadır? Raporların sonuçlarının kendini memnun etmemesinden olabilir mi?

Yukarıdaki soruların cevapları şimdilik bilinmemektedir. Bilinse bile mahkeme süreci devam ettiği için vurgulanması doğru değildir. Ancak mahkeme sonuçlandığında cevaplar ortaya çıkacaktır. Ben de kamuoyuna o vakit E.A.’nın süreçleri ne tür yöntemlerle yönettiğini açıklayacağım.

E.A.'NIN KARALAMA KAMPANYASI GAYRİ AHLAKİDİR

E.A’nın şu an yürüttüğü karalama kampanyası sırasında kullandığı yöntemler de oldukça gayriahlakidir. Türk olmaktan utandıklarını iddia ettiği grup yöneticilerini belli bir kesim karşısında hedef haline getiren E.A., onları çeşitli iftiralarla yaftalayarak harcamayı hedeflemiştir (Detaylar bende ve şahitlerde mahfuzdur).

Özetle E.A., tartışılan kavramlarla ilgili hassasiyeti olan bir kesimi, şahsi emellerini gerçekleştirmek için başarılı bir şekilde kullanmıştır. 

MÜFTERİYLE MAHKEME ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ

Bu müfteriyle mahkemenin büyüğünde hesap göreceğimiz kesin. Belki küçüğünde de görmek zorunlu hale gelebilir…

Türkiye Tarihçiler Bilgi Paylaşım Platformu, kurulduğu günden itibaren yalnızca akademik ve ahlakî ilkeleri kendisine şiar edinmiş bir grup olarak Türkiye ve dünyadaki çok çeşitli din, dil, ırk ve mezhepten tarihçi/akademisyene hizmet etmektedir. Diğer taraftan üyelerinin en azından lisansüstü öğrencilerden oluştuğu bu platform, hiçbir siyasi parti ve ideolojik görüşle bağlantılı değildir, olmayacaktır.
Bizim vatanperverliğimizden şüphe etmek ya da bunu test etmeye kalkmak kimsenin haddi değildir. Bir tesadüf eseri grup idarecileri olarak bizler ‘Türk’üz ama diğer bir milletin mensubu da olabilirdik. Müfterilerin iddia ettiği gibi Türk olmaktan hiçbir zaman utanmadık. Ancak bunu abartarak farklı anlamlar yükleme derdinde de olmadık. İbn Haldun’un asabiyet teorisini biliriz ancak modern Batı’nın ihraç ettiği ideolojilerin tutsağı da olmadık. 

PARA VE NÜFUZ PEŞİNDE OLANLAR BİZİ SORGULAYAMAZ

Platform yöneticileri olarak beyinlerimize hiçbir zaman pranga vurmadık, her daim bu toprakların diliyle konuştuk, bölücü değil birleştirici bir söylem kullandık, böyle davranmaya da devam edeceğiz. Bizim memleketimizle ilgili ulvi hayallerimizi aklından bile geçiremeyecek basiretsizler, bırakınız geleneksel hedef olan âleme nizam vermeyi, en küçük idari birime bile sükûnet getiremezler. 

Para kazanma ve nüfuz edinmeden başka hassasiyeti olmayanlar, bizim hassasiyetlerimizi sorgulayamazlar.



"TARİHÇİ DE TÜRK DEMEKTEN UTANIRSA..."

İşte Erhan Afyoncu'nun programdaki sözleri: 

Erhan Afyoncu: Türkiye'de Türk'üm demekten millet utanır oldu. 

Murat Bardakçı: Yorum yapma olayı anlat.

Erhan Afyoncu: Tarihçilerin kendi aralarında mesajlaştığı, mailleştiği bir grup var, "Türk Tarihçiler" diye. Zamanında böyle kurulmuş. Şimdi ben farketmedim, Haziran'ın başında ismini değiştirmişler. Türk Tarihçiler, olmuş Türkiye Tarihçiler olmuş. Benim kafamdan kaynar sular döküse bu kadar ızdırap vermezdi. Çünkü mesele şu, Türk yerine Türkiye kullananlar var, ama bir tarihçi bunu yapıyorsa bu memleket bitmiştir. Türk kelimesinden utanıyor ve Türkiye diyorsa bir tarihçi bu iş bitmiştir. 

Murat Bardakçı: Olayı bir anlat yahu...

Erhan Afyoncu: Ben olayı anlattım. Türk Tarihçiler'in ismini Haziran ayı başında kimseye haber vermeden Türkiye Tarihçiler diye değiştirmişler. Ben gruba bir mesaj attım. Bunu da yayımlayamadılar. Yayımlayın arkadaşım. 

Murat Bardakçı: Sansür mü ettiler seni... Devletin resmi tarihçisini, senin gibi bir Yüksek Kurul üyesini... 

Erhan Afyoncu: Ben orada Devletin temsilcisi değilim.Bir grup üyesiyim. Sen orada grubun ismini değiştiriyorsan...

Murat Bardakçı: Aaaaaa!

Erhan Afyoncu: Sen bana haber vermeme nezaketsizliğinde bulunuyorsun.Ondan sonra da telefon ettim grup yöneticilerine, niye değiştirdiniz dedim. Dediler ki etnik bir isim. Madde 1: Türk ismi etnik bir isim değil bir millet ismidir. Türkler etnik bir grup değildir, bu devleti kuran bir millettir. Biz Türk olmaktan utanmıyoruz diyor grup yöneticilerinden birisi. Türksen ismini niye değiştiriyorsun kardeşim. 

Murat Bardakçı: Ben olayı anlamadım yahu...

Erhan Afyoncu: Yahu Türk tarihiçiler diye grup vardı...

Murat Bardakçı: Bağırma yahu...

Erhan Afyoncu: Bir politikacı bunu diyebilir. Ona da karşıyım. Ama bir tarihçi yapıyorsa... Ben çocuklarımın geleceği adına endişeliyim.

 

http://www.gazeteciler.com/

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Facebook PaylaşımıTwitter Paylaşımı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile