Tanzimat Dönemi Eğitim (6)

Tanzimat Dönemi Eğitim (6)

Mehmet ÖZKAN / <Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

               TANZİMAT DÖNEMİ EĞİTİMİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ :

 

     Tanzimat dönemi eğitiminin temel özellikleri şunlardır:

     Tanzimat dönemi, eğitimde ve başka alanlarda etkilerini bugüne kadar sürdüren çok önemli bir dönem olduğu için, eğitim özellikleri üzerinde biraz ayrıntılı durmak uygun olur.

 

1)Tanzimat döneminde, başlıca üç nedenle, eğitim alanında yenileşmelere girişilmiştir:

( Yahya Akyüz, Cevdet Paşanın Özel Öğretim ve Tanzimat Eğitimine İlişkin Bir Layihası.)

 

a) Tarihî gelişim süreci içinde, ülkede yenilikler gerekli bir ihtiyaç olduğu ve halkın eğitilmesi  "Devlet ve hükümetin önemli bir görevi olarak görüldüğü için” (1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi).

b) Osmanlı   yönetimine   ve   Türklere   karşı   düşmanca   davranan   Avrupa kamuoyunu, kazanmak umuduyla.

c) Avrupa devletlerinin baskılan nedeniyle;

 

2) Eğitimin geliştirilmesi, Devleti felâkete gidişten kurtaracak bir yol olarak görülmeye başlanmıştır. Eğitimin böyle bir siyasal ve toplumsal işlevinin bulunduğunun farkedilmesi, eğitim tarihimizde çok önemli bir teşhistir ve o zamandan beri değerini korumuştur.

 

3) Eğitimciler ve yazarlar, ailenin ve Devletin eğitim görevlerini, çocuklara ve topluma olan sorumlulukları açısından ele almaya başlamışlardır. (Yahya .Akyüz, Tanzimat Döneminde Ailenin Eğitim Görevlerine ilişkin Yeni Görüşler)

 

4)Eğitim bir bilim olarak görülmeye ve eğitim bilimi kitapları yazılmaya başlanmıştır.

 

5) Okul   ve   sınıf  ortamının   düzenlenmesine,   yeni   ders   araç   gereçlerinin kullanılmasına, genel ve özel yeni öğretim yöntemlerinin denenmesine gidilmiştir.

 

6) Örgün eğitim alanında İstanbul'da ve taşrada büyük çabalar gösterilmiş bazıları günümüzde de etkinliğini sürdüren birçok okul kurulmuştur.

 

7) Medrese dışındaki örgün eğitimde ilk, orta, yüksek şeklinde bir derecelemeye gidilmiş ve kısmen kâğıt üzerinde kalsa da kapsamlı düzenlemeler düşünül­müştür. (1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi).

 

8) Eğitim yönetiminde yeni bir örgütlenmeye gidilmiştir (Maarif-i Umumiye Nezareti)

 

9)Örgün eğitimin kurulup geliştirilme çabalan mantıkî bir sıra izlememiş, ilköğ­retime hemen hiç el atılmadan orta ve yüksek öğretimde düzenlemelere gidilmiştir. Örgün eğitimde mantıkî sıra izlemeyen girişimler, esas olarak, medreselilerin tepkisinden  kaçınmak,  medreseler ve geleneksel  sıbyan  mektepleri  dışında yeni okullar açmak  amacıyla gerçekleştirilmiştir. Fakat, medreseler,  eğitimdeki yenileşmeleri yine de kolay benimsememiştir.

 

10) Medreselerin düzeltilmesine gidilmemiş, bazı meslek medreseleri açılmıştır.

 

11) Eğitimde yenileşmeler, bir avuç yönetici, aydın ve öğretmen tarafından baş­latılmıştır. Avrupa'daki     gelişmelerin     topluma     tanıtılmasında     ve     eğitimdeki yenileşmelerde   Avrupa'da  görev  yapan   Osmanlı   elçilerinin   ve   öğrenim   gören aydınların önemli katkıları olmuştur

 

12)Eğitimdeki yenileşmeler, hemen her zaman, eski malzeme ile yeni bir şey, yapmak biçiminde gerçekleştiği için, medrese, böylece, yeni okullarda etkisini başka yollarla kısmen sürdürmüştür. Öğretmen, öğrenciler, programlar, yöntemler...

 

13) Tanzimat döneminde, siyasî gelişmelerin sonucu olarak, çeşitli din, dil ve kültürlerden oluşan ülke insanlarını birarada tutmak amacıyla "Osmanlılık" idea ortaya çıkmış ve bir Osmanlı insanı tipi meydana getirmek için eğitimden de yararlanılmaya çalışılmıştır. Ancak, azınlıklar, esasta ayrılıkçı ve milli emellerinden vazgeçmemişlerdir.

 

14) Azınlık ve yabana okulları çok büyük gelişmeler göstermiş, Devlet için çok tehlike haline gelmeye başlamışlardır.

 

15) Açılan yeni okulların programlarına hayata dönük dersler konulmuştur.

 

16) Programlarda doğal olarak bir gelişme gözlenmekle beraber, uzun süre, çeşitli okulların programları birbirlerine çok yakın bir özellik göstermişlerdir.

 

17) Tanzimat'ın kökleşmesi için aydınlar ve memurlar yetiştirilmesi gerekli görülmüş, bu nedenle sivil okullara ve memur yetiştirmeye fazla önem verilmiştir.

 

18) Medrese dışındaki okullarda, Osmanlıca denen Türkçe öğretim dili olarak benimsenmiştir Maarif-i Umumiye Nizamnamesi (l869)'nin gerekçesinde "bir milletin eğitimde ilerleme sağlamasını, kendi dilinde eğitim öğretim yapmasında aramak gerekir; bir topluma yabancı dille bilim ve sanatta ilerleme yolunu göstermek zordur" denilmesi çok önemlidir. Bu dönemde, dilin öğretimdeki önemi yaranda sadeleşmenin de gerektiği anlaşılmaya başlanmıştır.

 

19) Meslekî ve teknik eğitimin temelleri atılmaya başlanmıştır. İlk kez, öğretmen yetiştiren meslek okulları açılmıştır. İlk kez, kızlar için, orta dereceli okullar açılmıştır.

 

20) Öğrenci ve öğretmenlerin kılık ve kıyafetleri belirlenip düzenlenmeye başlanmıştır.

 

21) Disiplin aracı olarak falaka -yasal olarak- kaldırılmıştır.

 

22) Az zamanda çok iş yapmak düşüncesi vs. nedeniyle, sivil okulların pek çoğu için uygun binalar yapılmamış, bunlar eğreti binalarda öğretimlerini sürdürmüşlerdir. Askerî okullar bu açıdan daha şanslıdır.

Halk eğitiminin önemi daha iyi anlaşılmaya başlanmış, bu alanda gelişmeler görülmüştür. (Yahya Akyüz, Tanzimat Dönemi Eğitiminin Özellikleri.)

 

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Facebook PaylaşımıTwitter Paylaşımı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile