Kurun Gazetesi

23-27 Ocak 1937 tarihleri arasında Kurun Gazetesi’nde ilginç bir makaleler serisi(5 makale) yayınlanır. Makalenin altında "Asım Us" imzası vardır. Konusu, Hatay sorunudur. Makalede şöyle der: “Başbakan İsmet İnönü 15 gün evvel Hatay sorunu üzerinde konuşurken ‘15 gün bekleyiniz’ demişti. Türkiye Cumhuriyeti devletine ve onun hükümetine hitap ediyoruz: 16. gündeyiz. Vaziyet nedir? Bizi, Türk milletini yeniden aydınlatınız”. Makale bir eleştiri yazısı olmakla birlikte işin aslını bilenlerde şok etkisi yaratır. Çünkü Asım Us, Kurun Gazetesi’nin başyazarıdır. Dönem tek parti dönemidir. Ve bir başyazarın İnönü ve hükümeti hakkında böyle eleştiri yazması cesaret işidir. Ancak bu kez durum farklıdır. Hükümeti eleştiren yazılar yazan bu kalemin gerçek sahibi, Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk, dönemin en güçlü gazetesi olan Kurun Gazetesi’nde arka arkaya beş makale yazar. Bu makalelerinde amacı Hatay sorununu en kısa zamanda çözmektir. Bu amaçla Fransa’yı olduğu kadar dönemin İnönü Hükümeti’ni de ağır bir dille uyarmaktan kaçınmaz.

 

İlk üç yazısında Fransa’yı eleştiren Atatürk; Fransa’nın işleri yokuşa sürmemesini ve Türkiye’yi Osmanlı Devleti gibi zannetmemesi gerektiğini ifade ettikten sonra, takip ettiği politikalarla dost Türkiye’yi kaybetmek üzere olduğunu belirtir. Dördüncü yazısında Başbakan İsmet İnönü’ye seslenen Atatürk, Hatay meselesinin hangi aşamada olduğu hususunda ondan bilgi istemektedir. Beşinci ve son yazısında ise kendisi Hatay davasında Türkiye’nin haklı olduğunu vurgulamakta ve Fransa’ya üstü örtülü bir şekilde gözdağı vermektedir.

 

Atatürk'ün, Kurun gazetesinde Hatay davası ile ilgili olarak Asım Us imzasıyla yayımlanan beşinci başyazısı: "..Türkiye Cumhuriyeti çok haklı olduğu Hatay davasını ortaya atarken bunun bütün sonuçlarını düşünmemiş olduğunu kim iddia edebilir? Dava uluslararası olmuştur. Davasında haklı olan Türkiye'dir. Artık, dinlenilecek sözün kimin ağzından çıktığına çok dikkat etmelidir. Türk'ün sözü, Türk'ün haklı ve yerinde sözü Türk'ün kendisidir. Ona uymamak, onu tanımamak, onu hiçe saymak, buna cesaret gösterenlerin düşünmedikleri akıbetle karşılaşacaklarına asla şüphe etmemelidir."

 

 

Ferhat Doğangönül

Sosyal Medyada Paylaş:

Facebook PaylaşımıTwitter Paylaşımı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile