Türk Yurdu Dergisi Şubat 2016 Sayısı

Türk Yurdu Dergisi Şubat 2016 | 342. Sayısı Çıktı!

 

Türk Dünyası Gerçeği / Fahri ATASOY

 

Türkiye yaklaşık iki yüz yıldır siyasi yön arayışı içinde savruluyor. Türkistan topraklarından batıya doğru yola çıkan Oğuz Türkleri, Kızıl Elma peşinde zaferden zafere koştular; yeni topraklar fethedip yeni yurtlar edindiler. Zaman geldi, durmak zorunda kaldılar. Durmak, aynı zamanda gerilemenin başlangıcı oldu. Çözülme ve yıkılma tehlikesi, yeni arayışları beraberinde getirdi. Yenilik hareketlerinin yönünü, dünyada büyük başarılar elde etmiş Avrupa uygarlığı belirledi. Hem yenilenmek, ilerlemek ve kalkınmak hem de kendi kimlik ve varlığımızı korumak istiyorduk. Diğer taraftan sömürgeci güçler, Osmanlı egemenliğindeki ülkeleri ele geçirmek için tahriklerde bulunuyorlardı. Osmanlı, birliğini ve gücünü koruyabilmek için politikasını Osmanlıcılık olarak belirledi. Yetmedi, İslamcılık yaparak durumu kurtarmaya ve çıkış yolu bulmaya çalıştı. Devletin en önemli parçası Balkanlarda yaşanan son bozgun, Türklerin kader anı oldu. Tarihî Türk varlığı, farklı coğrafyalarda sıkıntılar yaşamaktaydı. Birbirlerine destek olarak birlik oluştururlarsa bu sıkıntılardan kurtulabileceklerini düşünen aydınlar, Türkçülükten başka yol kalmadığına inandılar. Hareket noktaları, Türk dünyası gerçekliği idi. Bu gerçeklik, yüz yıl sonra tekrar gündemimizde birinci sırada yer almaktadır. Türk Yurdu, 1911 yılından beri Türklerin kendi gerçeklerinden yola çıkarak yön belirlemesini temel düstur olarak sürdürmektedir. Bu sayımızda, bunu destekleyecek kapsamlı bir Türk Dünyası Dosyası hazırladık. İlgiyle okuyacağınıza inanıyoruz. Dosya editörümüz, değerli dostumuz Birol Dok’a teşekkür ediyoruz.

 

 

Türklük gerçeğinin farklı yansımaları vardır. Bu yansımalardan birisi, Türklerin batıya doğru yaşadıkları yolculuktur. Bu yolculuk,insanlığın modern medeniyete ulaşmasında önemli bir güç olmuştur. Batı’nın karanlık çağlardan çıkmasında Türklerin rolü çok büyüktür. Bunun izlerini İpek Yolu üzerinde takip etmek ve görmek mümkündür. Bunun için Türk Ocakları, İpek Yolu ve Türk dünyası üzerine bilgi şölenleri düzenlemeye başladı. Birincisi,“Türk Dünyasının Ortak Kültür Mirası” konusunda 2013 yılında yapıldı. İkincisi,“Yeniden Canlanan İpek Yolu ve Türk Dünyası”başlığıyla Mart 2016’da Ankara’da yapılacak. Özellikle Selçuklu eserlerinin kültür turizmi aracılığı ile yeniden keşfedilmesini öncelikli hedefler arasında görüyoruz. Türk dünyası ile bağlarımızın düğümlendiği yer burasıdır. Ancak kökler üzerinden yeni filizler verebiliriz. Bu kökler bizi, şimdiye kadar yok olmaktan korudu. Yeni bir hamle yapacaksak bunu ancak gücümüzün temelini oluşturan kültür ve tarih birikimimizle yapabiliriz.

 

 

Türk Yurdu, kültürümüzün canlı fidanlarını besler. Bu fidanların temelindeki kültür mirasımızı bilimsel yönden ortaya koyar. İpek Yolu ve Selçuklu mirasıyla ilgili çalışmalardan birisi, 1918 yılında Halil Ethem (Erdem)Bey tarafından Türk Yurdu’nda yayımlanır. Çalışmayı bir takdim yazısıyla birlikte bu sayımızda yayına hazırlayan Gökçe Günel Bey’e teşekkür ederiz. İpek Yolu Bilgi Şöleni öncesi önemli bir katkı olan bu yazıyı ilgilerinize sunduk. Diğer yazılarımızın her biri kıymetli ve emek mahsulüdür. Gayret bizden, takdir okuyucularımızdan. Gelecek sayıya kadar esen kalın, sağlıcakla kalın…

 

DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ...

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Facebook PaylaşımıTwitter Paylaşımı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile